Günlük Hayatta Verimliliğimizi Çalan 10 Alışkanlık

Bir düşünün: Sabah işe başladınız. Yapılacaklar listeniz var. Akşam oldu, liste bitmedi. Hatta neredeyse hiçbir şey yapmadınız. Peki zaman nereye gitti? Zaman, en değerli kaynağımız. Ama en kötü yönettiğimiz kaynak da o. Gün içinde farkında olmadan zamanımızı çalan onlarca tuzak var. Gelin bugün, bu zaman tuzaklarını tanıyalım. Onları fark edelim

Hayatı Anlamlı Kılan Şey Nedir? Markaların Bize Sattığı Mutluluk Yanılsaması

Bir düşünün: Bugüne kadar kaç kere "Şunu alırsam mutlu olacağım" dediniz? * Yeni bir telefon alırsam mutlu olacağım. * Şu ayakkabıyı alırsam mutlu olacağım. * Bu arabayı alırsam mutlu olacağım. * Şu eve taşınırsam mutlu olacağım. Peki aldınız mı? Mutlu oldunuz mu? Bir süreliğine belki. Sonra yeni bir şey istediniz. Çünkü mutluluk,

Duygusal Zekanı Geliştirmek İçin 5 Egzersiz

Üçüncü haftayı da geride bıraktık. 7 gün boyunca insanın derinliklerine indik. İnsanın ne olduğundan başladık, kendimizle barışmaya, hata yapmaya, cesarete, empati yorgunluğuna ve duygulara kadar geniş bir yolculuk yaptık. Şimdi geldik yine değerlendirme gününe. Çünkü insanı anlamak, önce kendini anlamaktan geçer. Bugün, duygusal zekanı ölçecek, kendini daha iyi tanıyacaksın. Hazırsan

Duyguların Dili: Pazarlamada Korku, Sevinç, Öfke ve Şaşkınlığı Kullanmak

Bir düşünün: Geçen hafta bir şey satın aldınız. Neden aldınız? Fiyatı uygun olduğu için mi? İhtiyacınız olduğu için mi? Yoksa bir duyguya kapıldığınız için mi? Büyük ihtimalle üçüncü şık. Çünkü insanlar mantıklı değil, duygusal varlıklardır. Satın alma kararlarımızın %95'i bilinçaltında ve duygusal olarak alınır. Sonra mantıklı gerekçeler buluruz.

Empati Yorgunluğu: Çok Fazla Anlamaya Çalışmak Bizi Neden Tüketiyor?

Bir düşünün: Güne başlıyorsunuz. Telefonunuza bakıyorsunuz. Onlarca mesaj, yorum, bildirim. Herkes bir şey istiyor, herkes bir şey anlatıyor, herkes bir şey bekliyor. İşte bu noktada, içinizden bir ses diyor ki: "Yeter artık, kimseyi duymak istemiyorum." İşte bu empati yorgunluğu. Empati, başkalarının duygularını anlama ve paylaşma yeteneğidir. Harika bir

Başarısızlık Korkusu ve Pazarlama: Yeni Bir Kampanya İçin Cesaret Toplamak

Bir düşünün: Yeni bir kampanya fikriniz var. Çok yaratıcı, çok cesur, çok farklı. Ama bir ses içten içe fısıldıyor: "Ya tutmazsa?" "Ya beğenmezlerse?" "Ya başarısız olursam?" "Ya patron kızarsa?" "Ya müşteriler gülerse?" İşte bu ses, başarısızlık korkusu. Pazarlama dünyasının en

Neden Hata Yaparız? Karar Alma Süreçlerimizin Psikolojisi

Bir düşünün: Geçen hafta bir hata yaptınız. Belki yanlış bir ürün aldınız, belki yanlış bir karar verdiniz, belki yanlış bir şey söylediniz. Sonra ne hissettiniz? Pişmanlık, utanç, öfke... Peki kendinize ne dediniz? "Ne kadar aptalım!" "Nasıl yaparım böyle bir şeyi!" "Bir daha asla!" Oysa

Kendinle Barışık Olmak: İç Sesini Pazarlama Stratejine Dönüştürmek

Bir düşünün: Sabah uyandınız. Aynaya baktınız. O aynadaki kişiyle aranız nasıl? Onu seviyor musunuz? Ona güveniyor musunuz? Onunla barışık mısınız? Eğer cevabınız "evet"se, tebrikler! Azınlıktasınız. Çünkü çoğumuz kendimizle savaş halindeyiz. Kendimizi eleştiriyor, yargılıyor, beğenmiyor, değiştirmeye çalışıyoruz. Peki bunun pazarlamayla ne ilgisi var? Çok ilgisi var. Çünkü kendinle

İnsan Nedir? Pazarlama Gözlüğüyle Tarih Öncesinden Geleceğe Bir Yolculuk

Bir düşünün: Karşınızdaki müşteri aslında kimdir? Bir veri noktası mı? Bir demografik dilim mi? Bir satın alma alışkanlığı mı? Yoksa bundan çok daha fazlası mı? İnsan, binlerce yıllık evrimin, sayısız kültürün, bitmek bilmeyen hikayelerin bir bileşkesidir. Onu anlamadan, ona pazarlama yapamazsınız. Gelin bugün, insanın ne olduğunu anlamaya çalışalım. Tarih öncesinden

Pazarlama Dedikleri – Kendi Markan İçin 3 Fikir

İkinci haftayı da geride bıraktık. 7 gün boyunca pazarlamanın farklı boyutlarını konuştuk. Duygusal bağlardan nöropazarlamaya, minimalist pazarlamadan Z Kuşağı'na kadar geniş bir yelpazede dolaştık. Şimdi geldik yine değerlendirme gününe. Çünkü öğrendiklerimizi uygulamazsak, havada kalır. Bugün, bu hafta öğrendiklerimizi kendi markana nasıl uygulayacağını konuşacağız. Hazırsan başlıyoruz! (Ve evet, yine

Z Kuşağına Pazarlamak: Yeni Neslin Dilinden Anlamak

Bir düşünün: Elinde telefonla doğan, tabela okuyamadan önce emoji çözen, "ileri" tuşunun ne demek olduğunu bilmeyen (çünkü her şey kaydırma), televizyonu sadece "büyük ekran YouTube" olarak gören bir nesil var. İşte bu Z Kuşağı. 1997-2012 arası doğan bu nesil, artık satın alma gücü olan, markaları yönlendiren,

Veri mi Duygu mu? Pazarlamada Altın Oranı Bulmak

Bir pazarlama departmanında sabah toplantısını hayal edin: Veri Uzmanı: "Beyler, veriler gösteriyor ki, hedef kitlemiz hafta içi akşam 20.00-22.00 arası internette en aktif. Bu saatlerde reklam verelim, tıklanma oranı %23 artar." Yaratıcı Ekip: "Ama bizim yeni reklam filmimiz çok duygusal. İnsanların kalbine dokunacak. Onu hafta