Ahmet uzun
Karar Yorgunluğu ve Bilişsel Yük: Zihniniz Sizi Nasıl Sabote Ediyor?
Geçen hafta bir markette, sadece basit bir diş macunu almak için on dakikadan fazla reyonun önünde dikilen bir adam gördüm. Elinde tuttuğu üç farklı markayı defalarca inceliyor, arka yüzündeki içerik listelerini karşılaştırıyor ve sanki hayatının en kritik stratejik kararını veriyormuş gibi bir ifadeyle derin bir nefes alıyordu. Sonunda, hiçbirini almadan
Zihinsel Sabotajı Kırmanın Yolları
Geçenlerde on yıllık bir iş ortağımla oturuyorduk. Ortaklaşa başlattığımız bir projenin verileri, işin yürümeyeceğini ve aslında büyük bir finansal kayba doğru gittiğimizi kanıtlıyordu. Önündeki raporda kırmızı çizgilerle işaretli onlarca hata vardı. Ona baktım, durumu nazikçe izah ettim. Verdiği cevap ise tek bir cümleydi: 'Sadece doğru zamanı bekliyoruz, veriler şu
İletişimde Statü Oyunlarını Kırmanın Yolları
Bir akşam yemeğinde, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızın büyük bir heyecanla anlattığı, ancak teknik olarak tamamen hatalı olan bir yatırım fikrini dinlediğinizi hayal edin. O an elinizde tüm veriler var; nerede yanıldığını, neden para kaybedeceğini bir saniyede açıklayabilirsiniz. Tam ağzınızı açıp o 'gerçeği' söyleyecekken arkadaşınızın yüzündeki parıltıyı gördünüz ve
İnsanların Size Güvenmesini Engelleyen Görünmez İletişim Hataları
Geçen hafta bir arkadaşım, yıllardır tanıdığı iş ortağının ona karşı dürüst olmadığını, aslında çok küçük detaylarda sürekli yalan söylediğini fark ettiğinde derin bir hayal kırıklığı yaşadı. Ortada büyük bir dolandırıcılık veya devasa bir ihanet yoktu. Sadece toplantı saatleri, küçük harcama kalemleri ve bitmeyen 'birazdan halledeceğim' sözleri vardı. Arkadaşım,
Zihinsel Sabotajı Durdurmanın Yolları
Eski bir iş arkadaşım, kariyerinin zirvesine tırmandığı bir akşamüstü ofisinin ışıklarını kapatırken titreyen ellerle çantasını topluyordu. Şirketin en büyük kontratını imzalamış, herkes onu alkışlamıştı. Ancak o, eve giderken kapıdaki güvenlik görevlisine bile selam veremeyecek kadar büyük bir 'sahtekârlık' duygusuyla boğuşuyordu. Başarısının tamamen şans eseri olduğuna ve bir gün
Neden İnsanlar Hatalı Olduklarını Bilseler Bile Rotayı Değiştirmezler?
Bir iş yemeğinde olduğunuzu hayal edin. Karşınızdaki kişi, yıllarını verdiği projesinin aslında piyasa gerçekleriyle uyuşmadığını, rakamların kırmızıya döndüğünü çok iyi biliyor. Ancak ona 'Belki de stratejiyi gözden geçirmeliyiz' dediğiniz anda, yüzünde o tanıdık savunma ifadesi beliriyor. Sanki projesine değil, kendi varlığına bir saldırı yapılmış gibi daha da hırslanıyor.
Tercih Mimarisinde Kırılma: Neden Seçenekler Arttıkça Tatmin Duygumuz Azalıyor?
Geçen hafta bir dostumla kahve içerken, yeni aldığı son model akıllı saati iade etmeye karar verdiğini söyledi. 'Neden?' diye sorduğumda, yüzünde tarif etmesi güç bir yorgunluk vardı. Saat o kadar çok özellik, o kadar çok sağlık verisi ve o kadar çok kişiselleştirme sunuyordu ki; her sabah uyandığında '
Bildiğiniz Her Şeyi Yanlış Yorumluyor Olabilirsiniz?
Bir sabah kahvenizi yudumladığınızı hayal edin. Karşı masada oturan bir arkadaşınız telefonuna bakıp aniden gülümseyerek ekranı size çeviriyor ve hiçbir şey söylemeden tekrar telefona dönüyor. O an zihninizde bir film şeridi başlıyor: 'Acaba hakkımda bir şey mi gördü?', 'Neden bu kadar gizemli davranıyor?', 'Yoksa beni
Neden Fikrinizi Değiştirmek Bir Zayıflık Değil, En Büyük Stratejik Üstünlüktür?
Haklı Olmanın Ağır Bedeli Geçen hafta bir iş toplantısında, bir meslektaşımın üzerinde günlerce çalıştığı sunumdaki temel bir veri hatasını fark ettim. O an içimden yükselen o tanıdık, kaşındırıcı hissi biliyorsunuz; düzeltme arzusu. Sessiz kalmak yerine, herkesin önünde hatayı bir cerrah titizliğiyle ortaya koydum. Haklıydım. Veriler beni doğruluyordu. Ancak toplantı bittiğinde
Bakış Açınızı Değiştirecek 3 Temel Çıkarım
Bir akşamüstü eski bir dostumla kahve içerken, yıllardır üzerinde çalıştığı ve asla 'o kıvama' gelmediğini düşündüğü projesinden bahsediyordu. 'Her şey hazır ama insanlar hâlâ beni fark etmiyor' dedi. Masanın üzerinde duran boş bardakları gösterdiğimde, bana sadece kahvenin bittiğini söyledi; oysa ona aslında masanın üzerindeki fırsatı değil,
İnsanların Size Neden Evet Demediğinin Gerçek Sebebi
Eski bir dostum, yıllardır hayalini kurduğu girişimi için yatırımcılarla görüşüyordu. Sunumu kusursuzdu, veriler hatasızdı, projeksiyonları ise adeta bir saat gibi işliyordu. Ancak odadan her çıktığında aldığı cevap hep aynıydı: 'Henüz doğru zaman değil.' Dostum, rakamların neden ikna edici olmadığını anlamıyordu. Bir akşam, sunumunu ona değil, doğrudan bir yatırımcıya
Görünmez Otorite Kırılması: İnsanlar Neden En Haklı Olduğunuzda Bile Sizi Reddediyor?
Geçtiğimiz hafta bir arkadaşım, yıllardır üzerinde çalıştığı ve kusursuzlaştırdığı bir iş fikrini yatırımcılara sunmaya gitti. Tüm veriler, pazar analizleri ve projeksiyonlar elindeydi. Teknik olarak %100 haklıydı. Ancak odadan çıktığında yüzü kireç gibiydi; yatırımcılar tek bir soru bile sormadan onu nazikçe kapı dışarı etmişlerdi. Arkadaşım, "Her şey doğruydu, neden dinlemediler?
Disiplinli iletişim, stratejik pazarlama ve kişisel marka üzerine uygulanabilir içerikler. İletişimde güçlenmek, pazarlamada fark yaratmak isteyenler için net rehber.