İnsanların çoğu iletişim kurduğunu sanıyor.
Aslında çoğu sadece konuşuyor.
Ama konuşmak iletişim değildir.
İletişim; anlaşılabilmek, karşı tarafı anlayabilmek ve doğru bağ kurabilmektir.
Bir cümleyi söylemiş olman, karşındaki insanın seni doğru anladığı anlamına gelmez.
Hatta çoğu tartışma tam burada başlar:
“Ben doğru söyledim ama yanlış anlaşıldım.”
Bu cümleyi hayatında en az bir kez herkes kurmuştur.
Gerçek şu:
Sorun çoğu zaman karşı tarafta değil, kullandığımız iletişim biçimindedir.
Fark etmeden yaptığımız küçük hatalar;
- ilişkileri yorar,
- güveni azaltır,
- yanlış anlaşılmalara neden olur,
- gereksiz çatışmalar doğurur.
İyi haber şu:
Bunlar karakter değil, alışkanlıktır.
Ve alışkanlıklar değiştirilebilir.
İşte iletişimde en sık yapılan 7 hata ve bunları düzeltmenin yolları.
1. Dinlemeden Cevap Vermek
Çoğu insan dinlemiyor.
Sadece konuşma sırasını bekliyor.
Karşındaki konuşurken sen kafanda cevabı hazırlıyorsan, aslında onu duymuyorsun.
Bu davranışın görünmeyen mesajı şudur:
“Senin söylediklerin önemli değil, ben kendi fikrimi söyleyeceğim.”
İnsanlar duyulmadığını hissettiği anda savunmaya geçer.
Savunma başladığında iletişim biter.
Gerçek dinleme;
- bölmeden,
- acele etmeden,
- anlamaya çalışarak dinlemektir.
Cevap vermek için değil, anlamak için dinlediğinde gerçek iletişim başlar.
2. Sürekli Haklı Olmaya Çalışmak
Haklı olmak ile mutlu olmak çoğu zaman aynı anda gerçekleşmez.
Birçok insan tartışmalarda çözüm değil, galibiyet arar.
Ama iletişim bir savaş değildir.
Sürekli:
“Ben haklıyım.”
enerjisiyle yaklaşmak ilişkiyi zamanla yorar.
Çünkü kimse sürekli yargılandığı bir yerde rahat hissedemez.
Bazen:
“Bu konuda haklı olabilirsin.”
diyebilmek tartışmayı kazanmaktan daha değerlidir.
Unutma:
Haklı kalabilirsin ama yalnız kalırsın.
3. Sürekli Söz Kesmek
Söz kesmek küçük bir alışkanlık gibi görünür.
Ama etkisi büyüktür.
Karşındaki kişi daha cümlesini bitirmeden araya girmek şu hissi oluşturur:
“Ben senden daha önemliyim.”
Bu bilinçli yapılmasa bile karşı taraf tam olarak bunu hisseder.
Sonuç?
İnsanlar zamanla:
- daha az konuşur,
- daha az paylaşır,
- kendini geri çeker.
Oysa güçlü iletişim alan açmakla büyür.
Bazen sadece susmak bile büyük bir saygıdır.
4. Varsayım Yapmak
“Sen zaten hep böylesin.”
“Bunu kesin bilerek yaptın.”
“Ben seni tanıyorum.”
Bu tarz cümleler iletişimin en tehlikeli cümleleri arasındadır.
Çünkü artık gerçeği değil, tahminleri konuşursun.
Varsayım yaptığın anda merak etmeyi bırakırsın.
Merak bitince anlamak da biter.
Oysa soru sormak çok daha güçlüdür.
Örneğin:
- “Bunu neden yaptın?”
- “Nasıl hissettin?”
- “Bu konuda ne düşünüyorsun?”
Sorular köprü kurar.
Varsayımlar ise duvar örer.
5. Empati Kurmamak
Herkes kendi hikâyesinin merkezindedir.
Senin için küçük görünen bir konu, başkası için çok büyük olabilir.
Ama çoğu insan şöyle yaklaşır:
“Kafaya takma.”
“Abartıyorsun.”
“Bunda büyütecek ne var?”
Bu cümleler çözüm değil, küçümseme hissi oluşturur.
Empati; hak vermek değil, anlamaya çalışmaktır.
Kendine şu soruyu sor:
“Ben onun yerinde olsaydım ne hissederdim?”
İşte iletişim burada yumuşamaya başlar.
Çünkü insanlar tavsiyeden önce anlaşılmak ister.
6. Ses Tonunu ve Beden Dilini Kontrol Etmemek
İnsanlar sadece kelimeleri dinlemez.
Ses tonunu,
yüz ifadesini,
mimiklerini,
duruşunu da okur.
Aynı cümle farklı tonlarla tamamen farklı anlamlar taşıyabilir.
Örneğin:
“Tamam.”
Birinde sakinlik vardır.
Diğerinde öfke.
Kelime aynı.
Anlam tamamen farklı.
Sert ses tonu,
alaycı gülümseme,
göz devirmek…
bunların hepsi güçlü mesaj taşır.
Ve çoğu zaman farkında olmadan yapılır.
İyi iletişim sadece ne söylediğin değil,
nasıl söylediğindir.
7. Sürekli “Sen Dili” Kullanmak
“Sen hep böylesin.”
“Sen beni hiç anlamıyorsun.”
“Senin yüzünden oldu.”
Bu tarz cümleler otomatik olarak savunma mekanizmasını çalıştırır.
Çünkü suçlama içerir.
Savunmaya geçen insan artık anlamaya çalışmaz.
Sadece kendini korur.
Bu yüzden “ben dili” çok daha sağlıklıdır.
Örneğin:
“Ben bu durumda kendimi kötü hissettim.”
“Bu konu beni üzdü.”
“Ben daha farklı olmasını isterdim.”
Aynı mesaj.
Ama çok daha yapıcı bir etki.
İletişim suçlamak değil, paylaşabilmektir.
Sonuç
İletişim aslında düşündüğümüz kadar karmaşık değil.
Sadece ego çoğu şeyi zorlaştırıyor.
Daha az konuşup daha çok dinlemek,
haklı olmaya çalışmak yerine anlamaya çalışmak,
yargılamak yerine empati kurmak…
bazen bütün ilişkiyi değiştirebilir.
Unutma:
İnsanlar senin ne kadar zeki olduğunu değil,
yanında nasıl hissettiklerini hatırlar.
Eğer insanlar seninle konuşurken:
- rahat hissediyorsa,
- kendini savunmak zorunda kalmıyorsa,
- anlaşıldığını düşünüyorsa…
işte o zaman gerçekten iletişim kuruyorsun demektir.
Çünkü iyi iletişim bir yetenek değil,
bilinçli bir tercihtir.
İletişim becerileri üzerine daha fazla içerik, rehber ve analiz için Ahmet Uzun ana sayfasındaki diğer yazılara da göz atabilirsin.