Çoğu insan güveni bir anda kaybettiğini düşünür.
Oysa gerçek çok farklıdır.
Güven genelde tek bir büyük hatayla değil,
fark edilmeden tekrar eden küçük davranışlarla yıkılır.
İnsanlar neden eskisi gibi konuşmadığını,
neden seni dikkatle dinlemediğini
ve neden yavaş yavaş uzaklaştığını çoğu zaman açıkça söylemez.
Ama sebep genelde aynıdır:
Güven sessizce aşınmıştır.
Çünkü iletişimde güven;
yüksek sesle değil,
küçük detaylarla kaybedilir.
İşte insanların fark etmeden yaptığı ve iletişimde güveni yavaş yavaş yok eden en yaygın 5 hata.
1. Dinliyormuş Gibi Yapmak
Karşı taraf konuşurken sadece cevap hazırlıyorsan,
orada gerçek iletişim yoktur.
Sadece sıra bekleme vardır.
Birçok insan karşısındaki kişiyi gerçekten dinlemiyor.
Sadece kendi söyleyeceği şeyi düşünüyor.
İnsanlar dinlenmediklerini hissettiklerinde:
- kendilerini tekrar etmek istemez,
- daha az paylaşmaya başlar,
- zamanla tamamen susar.
Ve güven ilk burada kırılır.
Çünkü insanlar kendilerini gerçekten anlayan kişilere yaklaşır.
Gerçek iletişim nedir?
Cevap vermek için değil,
anlamak için dinlemektir.
2. Sürekli Haklı Olmaya Çalışmak
Haklı olmak,
her zaman güven kazandırmaz.
Ama anlaşılmak güven kazandırır.
Bazı insanlar her konuşmada:
- düzeltme yapar,
- karşı çıkar,
- kendini savunur,
- son sözü söylemeye çalışır.
Bu durum zamanla karşı tarafta şu hissi oluşturur:
“Burada rahat konuşamam.”
Savunma hissi oluşan yerde ise güven azalır.
Çünkü insanlar sürekli kendini açıklamak zorunda kaldığı ilişkilerde yorulur.
Bazen:
“Anlıyorum.”
demek,
haklı çıkmaktan daha değerlidir.
3. Net ve Açık Konuşmamak
Belirsizlik insan zihnini yorar.
Yoran şey ise güven vermez.
Özellikle:
- muğlak cevaplar,
- net olmayan ifadeler,
- sürekli ertelenen konuşmalar
iletişimde görünmeyen mesafe oluşturur.
Örneğin:
- “Bir ara konuşuruz.”
- “Sonra bakarız.”
- “Şimdilik böyle.”
Bu tarz cümleler karşı tarafta şu hissi oluşturur:
“Bana tam olarak söylenmiyor.”
Ve güven sessizce zayıflamaya başlar.
Güvenin temeli nedir?
Netlik.
Çünkü net iletişim,
karşı tarafa değer verdiğini gösterir.
4. Hata Anında Kendini Korumaya Çalışmak
Bir hata olduğunda insanların ilk refleksi genelde aynıdır:
- bahane üretmek,
- suçu dağıtmak,
- konuyu kapatmaya çalışmak.
Ama insanlar kusursuzluk beklemez.
Sorumluluk bekler.
Çünkü güven,
hata yapılmadığında değil;
hata sonrası gösterilen tavırda ortaya çıkar.
“Evet, burada yanlış yaptım.”
diyebilen insanlar güven oluşturur.
Sürekli kendini korumaya çalışan insanlar ise zamanla inandırıcılığını kaybeder.
5. Olduğundan Farklı Görünmeye Çalışmak
İletişimde güveni en hızlı yıkan şeylerden biri yapaylıktır.
Çünkü insanlar şunu çok hızlı hisseder:
- zoraki samimiyet,
- sahte enerji,
- rol yapılmış davranışlar,
- gerçek olmayan tavırlar.
Kusursuz görünmeye çalışmak kısa vadede etkileyici olabilir.
Ama uzun vadede yorucudur.
Gerçek bağ,
mükemmellikle değil;
samimiyetle kurulur.
İnsanlar robot değil,
gerçek insan görmek ister.
Bazen küçük bir dürüstlük,
en iyi hazırlanmış cümleden daha güçlüdür.
Sonuç: Güven Yüksek Sesle Kaybolmaz
İletişimde güven:
- büyük tartışmalarla değil,
- küçük tekrarlarla aşınır.
Bir anda yıkılmaz.
Sessizce azalır.
İnsanlar çoğu zaman neden uzaklaştığını açıklamaz.
Ama his değişmiştir.
Çünkü etkili iletişim;
ne söylediğinden çok,
insanda ne hissettirdiğinle ilgilidir.
Bu yüzden iletişimde amaç sadece haklı olmak değil,
güven oluşturabilmektir.
Bu sitede iletişimi;
kazanmak için değil,
kaybetmemek için ele alıyoruz.
Çünkü bazen bir ilişkiyi ayakta tutan şey,
tek bir doğru cümle değil;
sürekli hissedilen güvendir.