İnsanlar Neden En Haklı Olduğunuzda Bile Sizi Duymaz?
Bir akşam yemeğinde, masadaki en bilgili kişi olduğunuzu biliyorsunuz. Konu üzerine yıllarca çalışmış, verileri toplamış ve çözüm yolunu en ince detayına kadar kurgulamışsınız. Ancak tam cümleye başladığınız anda, odadaki bir başkası daha düşük bir ses tonuyla, daha az teknik ama daha 'hikâye odaklı' bir yorum yapıyor ve tüm
İnsanlar Mantığı Değil, Kendi Hikâyelerini Satın Alır?
Bir akşamüstü, şehrin en işlek caddelerinden birindeki küçük bir kahve dükkanında oturan iki arkadaşı izliyordum. Biri, elindeki pahalı akıllı saatin teknik özelliklerini ve sağladığı verimlilik istatistiklerini büyük bir heyecanla anlatıyordu. Diğeri ise sadece boş gözlerle bakıyor, arada bir onaylar gibi başını sallıyordu. Birkaç dakika sonra, o hiç ilgilenmeyen arkadaş, masada
Görünmez Otorite: Neden Bilgiye Değil, İletişimdeki Tınıya İnanıyoruz?
Geçen hafta bir iş toplantısında, alanında dünyaca ünlü bir uzmanın sunumunu izliyordum. Adamın teknik bilgisi kusursuzdu, veriler sarsılmazdı. Ancak odadaki herkes, sunumun yarısında telefonuna bakmaya başladı. Aynı gün, daha az teknik bilgiye sahip ancak konuşurken sesindeki titreşimi, duraksamalarını ve göz temasındaki 'o' yoğunluğu ustaca kullanan genç bir girişimcinin
Görünmez Bir Çıpa: Neden Geçmişin Başarıları Bugünün Ayaklarına Pranga Vuruyor?
Yıllar önce bir toplantı odasında, sektörün en başarılı isimlerinden biriyle oturuyordum. Masadaki herkes ondan bir 'zafer hikâyesi' anlatmasını beklerken, o aniden durdu ve dedi ki: 'En büyük başarım, on yıl önce kapattığım o devasa anlaşmaydı. Ama aynı zamanda kariyerimin en büyük laneti de o oldu.' O
Neden Mükemmel Cümleler Bağ Kurmayı Engeller?
Kusursuzluğun Soğuk Duvarları Bir akşamüstü, şehrin en iyi kahvecilerinden birinde bir görüşmeye şahit oldum. Bir tarafta, üzerine saatlerce çalışılmış, her kelimesi törpülenmiş bir satış sunumu yapan genç bir profesyonel vardı. Diğer tarafta ise sadece dinleyen, hafifçe arkasına yaslanmış, bazen kahvesini karıştırırken tabağa hafifçe çarpan, biraz da dalgın bir müşteri. Genç
Sadakatin Ekonomisi: İnsanları Sadece Satın mı Alıyoruz, Yoksa İnşa mı Ediyoruz?
Bir Veda Kahvesinin Ardındaki Büyük Kayıp Bundan birkaç yıl önce, network marketing sektöründe uzun süredir çalıştığım bir ekip lideriyle bir kafede oturuyorduk. Masanın üzerinde yarım bırakılmış bir kahve ve gözlerinde o tanıdık, yorgun ifade vardı. Bana, "Ahmet, yıllardır bu insanlara yatırım yaptım, hepsine sistem öğrettim, satış tekniklerini ezberlettim ama
İnsanları Biriktirmek mi, Dönüştürmek mi?
Bir Bahçıvanın Sessiz Sabrı Yıllar önce, profesyonel kariyerimin henüz başlarındayken, bölgenin en başarılı ağ kurucularından biriyle tanışmıştım. Ofisinde yüzlerce dosyadan oluşan, adeta bir kütüphaneyi andıran bir arşiv sistemi vardı. Her dosyanın içinde o kişiye dair notlar, doğum günleri, çocuklarının isimleri ve hatta en son hangi konuda tereddüt ettiklerine dair detaylar
Network Marketing ve İlişkilerin Görünmez Mimarisi
Yıllar önce, başarılı bir network marketing liderinin ofisinde oturuyordum. Yanımızda, ekibine yeni katılmış genç bir arkadaş vardı. Lider, saatlerce muazzam bir enerjiyle şirketin vizyonundan, ürünlerin kalitesinden ve kazanç planının kusursuzluğundan bahsetti. Genç çocuk büyülenmiş gibi dinliyordu. Ancak lider odadan çıktığında, genç arkadaşın sorduğu ilk soru şuydu: "Peki, yarın işler
Satış Psikolojisinde İnsan Faktörünü Kaybetmek
Geçen hafta bir iş toplantısında, yıllardır tanıdığım bir satış yöneticisinin elindeki tabletine bakıp, “Bu müşteri artık bizim için 'verimsiz' oldu, rotasyonu tamamladı,” dediğini duydum. O an, odadaki herkesin aslında birer 'kullanım ömrü' olduğunu düşündüğünü fark ettim. İlişkileri, insanları ve hatta kendi ağımızı kurarken, onları birer enstrüman
Satışta Hayır ı Bir Reddetme Değil, Bir Müzakere Başlangıcı Yapmak
Bir Reddedilişin Anatomisi Bundan birkaç yıl önce, henüz satışın sadece rakamlardan ibaret olduğunu sandığım günlerde, bir orta ölçekli firmanın satın alma müdürüyle masaya oturdum. Kendi ürünümün kalitesinden o kadar emindim ki, konuşmamın sonuna doğru beklediğim 'evet' cevabını adeta bir hak olarak görüyordum. Ancak müdür, arkasına yaslandı, gözlerimin içine
Profesyonel İlişkilerde Neden Sessizce Kopuyoruz?
Bir Veda Mektubu Olmadan Biten Ortaklıklar Geçenlerde eski bir iş ortağımla kahve içiyordum. Yıllar önce bir projede omuz omuza çalışmış, geceleri uykusuz kalarak network ağımızı büyütmeye çalışmıştık. Ancak zamanla iletişimimiz bir 'soğuk savaş' dönemine girdi. Kavga etmedik, birbirimize hakaret etmedik. Sadece o bana attığı e-postalarda daha kısa cümleler
Kusurlu İletişimin Gücü: Mükemmeliyetçi Maskeler Neden İtibar Kaybettirir?
Bir Toplantı Odasının Sessiz Çöküşü Yıllar önce, sektörün en prestijli satış direktörlerinden biriyle bir akşam yemeğindeydim. Karşımdaki kişi, giyiminden cümlesindeki vurguya, kullandığı teknik terimlerden kahvesini tutuşuna kadar her detayıyla 'mükemmel' görünüyordu. Ancak toplantının ilerleyen dakikalarında bir anlığına sustu, elindeki kalemi düşürdü ve eğilip alırken, "Aslında bu sunumu
Ahmet Uzun; iletişim, pazarlama, satış psikolojisi, insan davranışları ve Network Marketing üzerine uygulanabilir bilgiler ve özgün içerikler paylaşır.